| 03 Haziran 2009 Tarihli Basın Açıklaması |
|
|
|
| Bildiriler |
Şehit Aileleri Federasyonu’nu Basın BildirisiBizler vatanın birlik ve bütünlüğü için bayrak inmesin, ezan dinmesin, vatan bölünmesin diye devletimizin bekası için yine devletimizin emirleri gereği PKK terör örgütüne karşı mücadele ederken şehit olan askerlerin aileleriyiz. Şehitlerimiz al bayrağa sarılı tabutla geldikleri zaman dahi bu ailelerin tamamı “vatan sağ olsun” demişlerdir. Biz şehit aileleri olarak canımızdan çok sevdiğimiz biricik evlatlarımızı şehit verip vatan sağ olsun derken bugün ne hallere düştük bunları siz basın mensupları ile paylaşmak istiyoruz.
Şunu kesinlikle belirmek istiyoruz Türkiye de Kürt sorunu diye bir sorun yoktur. Bu ülkede tüm Kürtler birinci sınıftır hatta Türklerin elde edemediği hakları Kürtler elde etmişlerdir. Bu hakları elde etmesine rağmen borcunu ödemeyen kötü niyetli kişiler “Kürt hakları” adı altında gizlenmekte ve sahtekârlıklarını gizlemek istemektedirler. Doğu, Güneydoğu Anadolu halkını kullanmaktadırlar. Kendini Kürt zanneden insanlara bile zarar vermektedirler. Olmayan Kürt sorununu yaratmak istemektedirler. O yörede yaşayan halkı kullanmak istemektedirler. Örnek(1): Doğuya yatırım adı altında devletten kredi alıp turizm bölgelerine turistik tesis yapmışlar bu krediler geriye dönmemiştir. Borcunu ödemeyen soyguncular “Kürt” adına sığınmaktadırlar. Örnek(2): Üniversiteyi bitiren gençler iş ararken iş bulamazken doğuda koruculuk adı altında 25 bin kişi devletten maaş almakta bu korucuların bir kısmı da aldığı maaştan PKK ya vermektedir. Bunlarda meydana çıkınca, suçu Kürtlere yüklemek istiyorlar olmayan bir Kürt sorunu ve azınlığı yaratmanın arkasına sığınıyorlar. Örnek(3): Anadolu da ilkokula giden bir çocuk okula devam edemez ise bu aileye para cezası veriliyor. Doğu ve güneydoğuda çocukları okula sözde teşvik için çocuk başına belirli bir ücret verilmektedir. Yukarıdaki örneklerden çoğaltmak mümkündür. Elektrik ve su parası gibi ülkede yaşayan herkes birinci sınıf vatandaştır. Bir başka örnek vermek istiyorum. Şuanda hükümeti oluşturan kabinede en az 5 tane icracı Kürt kökenli bakan var. Parlamentoda 200 yakın Kürt kökenli milletvekili var. Eğer bu ülkede Kürt sorunu varsa bu kadar Kürt kökenli bakan ve milletvekilinin ne işi var. Yani şunun altını çizerek iyi niyetle söylemek istiyoruz ki ülkemizde Kürt sorunu yoktur. PKK terör örgütü sorunu vardır. Bu terör örgütünün beslenmesi de dış kaynaklıdır. Bu ülkeyi bölmek ve kardeşi kardeşe düşürmek isteyen dış güçlerin oyunudur. Ama görüyoruz ki kendini sözde aydın yerine koyan bizce karanlık kişiler Kürt açılımından mutlu olduklarını bunun huzur getireceğinden bunun fırsat olduğunu söyleyerek bölücülük yapan kişiler bize göre hem şehitlere hem de ülkeye ihanet içerisinde oldukları kanısındayız. Eğer bu açılım bir barış getirecekse bu kadar vatan evladının şehit olmasını mı beklediler veya devletin bu kadar maddi zarara girmesini mi beklediler. Zamanında PKK terör örgütünün istediklerini yerine getirselerdi bu kadar ocak sönmezdi yani bu söylemlerden anladığımız PKK terör örgütüne oy uğruna tavizden başka bir şey değildir. Bu açılımdan bahsedenlerden hiç evladını şehit vermiş var mıdır? El bağından üzüm yemek kolaydır. PKK nın siyasi uzantısı olan DTP milletvekilleri
Bu PKK'nın uzantısı kişilere haddini bildirecek bir kurum kuruluş yok mudur? Bunların bölücülerin karşısına yine biz çıkıyoruz evladını şehit veren, şehit anaları, babaları, kardeşleri, eşleri olarak yine biz çıkıyoruz. Devletin idaresinde görev alan ve ülkeyi bu hallere getiren kendisini aydın zanneden bazı zavallılar bu kişilerin polis zoru ile götürmesinin utanılacak görüntü olacağını söyleyip onlara cesaret vermektedir. Hâlbuki onların ensesine çöküp devlet otoritesini ortaya koyması halkın tek arzusudur. Aksi takdirde halkın güveni sarsılmaktadır. Çünkü suçluyu cezalandırmak devletin görevidir. Sokaklara dökülüp çocukları ve kadınları ön plana çıkarıp devlet kamu mallarını yakan yıkan vatandaşın malına zarar veren kişilere neden ceza verilmiyor. Malatya'nın bir köyünde ilkokul bahçesinde bir ineğin Atatürk büstüne zarar verdi diye müfettiş heyeti gönderen yetkililer polisi taşlayan otobüsleri yakan sokaktaki kamu mallarına zarar veren PKK sempatizanları hakkında neden işlem yapılmıyor. Kendi ülkesindeki Türk askerini “işgal kuvvetleri” olarak tanımlayan vardır. Kürtçe yayın için “dilimizi aldık, toprağımızı da alacağız” diyenler vardır. Okullarda “andımız” olarak okunan şiiri kaldırmak isteyenler vardır. “Ne mutlu türküm diyene” ibaresini silmek isteyenler vardır. Bunlardan menfaat umanlar, halkı; Türk, Kürt gibi parçalara bölmek istemektedirler. Etnik ve kültürel haklar diye halkı tahrik etmektedirler. Açık ve net olarak tekrar şunları hatırlatmak istiyoruz ;
Yukarıda belirttiğimiz hususların tüm yetkililerince dikkate alınmasını Diler saygılar sunarız. Tüm Şehit Aileleri |


